Sessiz Bir Aşk

 
 
Kızın ailesi, ta en başından beri oğlanı sevememişti. Sadece sevmemekle kalmamışlar, kızlarını -onunla evlendiği takdirde mutsuz olacağına- ikna etmeye çalışıp durmuşlardı.
Kız ise, ailesinin baskısına rağmen oğlandan vazgeçemiyordu. Ama bu baskıdan da hiç etkilenmiyor değildi: sık sık onunla kavga ediyor, bir türlü sözlüsünün sevgisinden tam emin olamıyordu.
Oğlanın pek konuşkan olmaması da duruma hiç yardım etmiyor; sözlüsü üzerine düştükçe o daha çok sessizliğe gömülüyor, o sessizliğe gömüldükçe sözlüsü daha çok huzursuz oluyordu.
 
Arkadaşlıkları bu şekilde birkaç yıl sürdükten sonra çocuk okulunu bitirdi. Bitirir bitirmez de yurt dışındaki parlak bir üniversiteden lisansüstü eğitim teklifi aldı.
Ülkeden ayrılmadan nişanlısıyla son bir defa buluştu. "Sevgilim" dedi, "ağzım pek laf yapmıyor biliyorum. Sana bütün söyleyebileceğim, seni çok ama çok sevdiğim. Bana izin verirsen, hayatımın kalan kısmınında seni mutlu etmek istiyorum. Benimle evlenir misin?"
 
Kız, oğlanın kararlılığını görünce "tamam" dedi. Ailesi de nihayet pes ederek evliliklerine onay verdi ve oğlan gitmeden nişan yapıldı.
Sonraki yıllarda oğlan yurt dışında okumaya devam ederken kız da çalışmaya başladı. Birbirlerini telefonla arıyorlar, e-mail gönderiyorlardı. Elbette uzun bir ayrılık hiç kolay değildi, ama ikisi de birbirinden vazgeçmeden yıllar geldi, yıllar geçti.
 
Ama bir gün kız işe giderken görülmez bir kaza yaşadı. Yokuşta park halinde bir araç -nasıl olduysa- kontroldan çıkmış ve kızı altına alarak metrelece sürüklemişti. Günler sonra gözlerini hastanede açtı kız. Annesi pencerenin yanına oturmuş, ağlıyordu. İçi burkuldu. Onu rahatlatmak için "ben iyiyim anne" demek istedi. Ama ağzından sadece nefes çıktığını fark etti. Bir daha denedi. Yine aynı.
 
Kaza bütün vücudunu çok kötü hırpalamakla kalmamış, ses tellerine de zarar vermişti: kız sesini kaybetmişti.
Hastanede geçirdiği günler boyunca sessizce ağladı, ağladı.
Ama eve döndüğünde artık her şeyi kabullenmişti. Sadece telefon… Telefonun her çalışı kalbini hoplatıyar, yüreğini eziyordu. Nişanlısının durumunu bilmesini istemiyordu. Ona hayatı boyunca yük olma fikri ruhunu daraltıyordu. Nihayet ona bir mektup yazdı. "Daha fazla beklemek istemiyordu. Başka biriyle evlenecekti."
 
Sonraki günlerde nişanlısı hergün defalarca aradı.
Kızlarının çalan telefona bakarak sessizce ağlamasına dayanamayan aile sonunda taşınmaya karar verdi. Yeni bir mekân, yeni bir hayat işleri kolaylaştıracaktı.
 
Yeni bir çevre gerçekten de kıza iyi geldi. Zaman içinde durumunu kabullendi. İşaret dilini de öğrendi. Her gece "onu unutması gerektiğini" kendine telkin ederek uyudu.
 
Bir gün eski mahallesindeki kız arkadaşı uğradı: nişanlısı dönmüştü. Kız, arkadaşından ona hiçbir şey anlatmamasını istedi. Aslında anlatacak bir şey de yoktu nasılsa.
 
Aradan bir yıl geçti geçmedi kız arkadaşı yine uğradı. Havadan sudan konuştuktan sonra çantasından bir davetiye çıkardı ve uzattı.
Kızın kalbi param parça olmuştu. Titrek elleriyle davetiyeyi aldı, açtı. Eski nişanlısının adı ve… bir zamanlar kendi adının olmasını ümit ettiği yerde de… kız arkadaşının adı. Göz yaşlarına hakim olamadı.
 
Başını davetiyeden kaldıramıyordu. Nihayet kaldırdığında kız arkadaşı gülümsüyordu.
Ve eski nişanlısı da kapıda ayakta duruyordu.
 
İşaret dili ile "bu dili öğrenmek tam bir yılımı aldı" diyordu.
"Sana verdiğim sözü unutmadığımı söyleyebilmek için öğrendim."
"Ve seni hâlâ sevdiğimi söyleyebilmek için"
"Lütfen senin sesin olmama izin ver"
Sonra yaklaştı, kızın yanına oturdu, elini eline aldı ve nişan yüzüğünü tekrar parmağına taktı.
Kız artık sevinçten ağlıyordu.
Sessizce.
 
http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
 
"A Silent Love", Sweetawnis / (Isoner)
From the very Begining, the girl’s family objected strongly on her dating this guy. Saying that it has got to do with family background & that the girl will have to suffer for the rest of her life if she were to be with him.
Due to family’s pressure, the couple quarrel very often. Though the girl love the guy deeply, but she always ask him: "How deep is your love for me?"
As the guy is not good with his words, this often cause the girl to be very upset. With that & the family’s pressure, the girl often vent her anger on him. As for him, he only endure it in silence.
After a couple of years, the guy finally graduated & decided to further his studies in overseas. Before leaving, he proposed to the girl: "I’m not very good with words. But all I know is that I love you. If you allow me, I will take care of you for the rest of my life. As for your family, I’ll try my best to talk them round. Will you marry me?"
The girl agreed, & with the guy’s determination, the family finally gave in & agreed to let them get married. So before he leave, they got engaged.
The girl went out to the working society, whereas the guy was overseas, continuing his studies. They sent their love through emails & phone calls. Though it’s hard, but both never thought of giving up.
One day, while the girl was on her way to work, she was knocked down by a car that lost control. When she woke up, she saw her parents beside her bed. She realised that she was badly injured. Seeing her mum crying, she wanted to comfort her. But she realized that all that could come out of her mouth was just a sigh. She has lost her voice……
The doctors says that the impact on her brain has caused her to lose her voice. Listening to her parents’ comfort, but with nothing coming out from her, she broke down.
During the stay in hospital, besides silence cry,…..it’s still just silence cry that companied her. Upon reaching home, everything seems to be the same. Except for the ringing tone of the phone. Which pierced into her heart everytime it rang. She does not wish to let the guy know. & not wanting to be a burden to him, she wrote a letter to him saying that she does not wish to wait any longer.
With that, she sent the ring back to him. In return, the guy sent millions & millions of reply, and countless of phonecalls,.. all the girl could do, besides crying, is still crying….
The parents decided to move away, hoping that she could eventually forget everything & be happy.
With a new environment, the girl learn sign language & started a new life. Telling herself everyday that she must forget the guy. One day, her friend came & told her that he’s back. She asked her friend not to let him know what happened to her. Since then, there wasn’t anymore news of him.
A year has passed & her friend came with an envelope, containing an invitation card for the guy’s wedding. The girl was shattered. When she open the letter, she saw her name in it instead.
When she was about to ask her friend what’s going on, she saw the guy standing in front of her. He used sign language telling her "I’ve spent a year’s time to learn sign language. Just to let you know that I’ve not forgotten our promise. Let me have the chance to be your voice. I Love You. With that, he slipped the ring back into her finger. The girl finally smiled.
Bu yazı Mistik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s