Sevgiliyi Değiştirmeye Çalışmak Niye?

 
 
Kendimizi bildik bileli yakın arkadaştık.
 
Bir gün iskelede oturmuş gelen geçen tekneleri izlerken, bir yandan da ona -ilgi duyduğum bir çocuktan- bahsediyordum. Onu seviyordum ama nasıl davranmam gerektiği konusunda tereddütlerim vardı.
 
Arkadaşım elini suya daldırdı ve su dolu avucunu bana uzattı:
"bak" dedi, "avucumdaki su aşkı temsil ediyor. Ben öyle görüyorum. Avucunu böyle açık tuttuğun müddetçe su avucunda kalacaktır. Ama avucunu kapayıp onu sıkarsan bulduğu ilk çatlaktan avucundan böyle kaçıp gidecektir" diyerek avucunu sıktı. Kendimi arkadaşımın canlandırdığı tiyatroya öyle kaptırmıştım ki, avucundaki su parmaklarının arasından dökülürken sanki sevdiğim çocuğu kaybetmişim gibi hüzünlenmiştim.
 
O devam etti:
"biz insanlar bunu hep yapıyoruz; aşkı bulduğumuzda onu elimizden kaçırmamak için ihtirasla avucumuzu sıkıyoruz: çeşitli beklentiler içine giriyoruz, hoyratça istiyoruz, istediklerimizde ısrarcı oluyoruz, hattâ yeri geliyor dayatıyoruz. Oysa aşkı -tabiatı gereği- el üstünde ama hür bırakmalıyken…
 
"Birini sevdiysek -onu o haliyle sevmişken- sonra neden değiştirmeye çalışırız ki?
 
Sen sen ol; ver ama bekleme,
Tavsiye et ama emretme.
İste ama ısrar etme. Hele hele dayatma noktasına hiç gelme."
 
"Bu söylediklerimin söylendiği kadar kolay olmadığını biliyorum. Nefsin seni rahat bırakmayacaktır. Hele hayat boyu uygulama fikri korkutucu gelebilir . Ama  alıştıktan sonra bunun o kadar da zor olmadığını göreceksin. Sevdiğinin hayatı boyunca seni sevdiğini görmek de senin mükâfatın olacak."
 
Sevgili çocukluk arkadaşım, kolunu boynuma atıp gülümseyerek tamamladı sözünü:
 
"Hayatımızın uzunluğunu aldığımız nefeslerin sayısıyla ölçerler. Doluluğu da -bence- nefesimizi kesen anlarla ölçülmeli."
 
Hayat güzel. Sanıyorum bunu fark edebilmek, onu olduğu gibi kabul etmemizden geçiyor.
 
http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
"A Nice Story About Love", Swami Vivekananda / (Isoner)
I once had a friend who grew to be very close to me.
Once when we were sitting at the edge of a swimming pool, she filled the palm of her hand with some water and held it before me, and said this: "You see this water carefully contained on my hand? It symbolizes Love."
This was how I saw it: As long as you keep your hand caringly open and allow it to remain there, it will always be there. However, if you attempt to close your fingers round it and try to posses it, it will spill through the first cracks it finds.
This is the greatest mistake that people do when they meet love…they try to posses it, they demand, they expect… and just like the water spilling out of your hand, love will retrieve from you .
For love is meant to be free, you cannot change its nature. If there are people you love, allow them to be free beings.
Give and don’t expect.
Advise, but don’t order.
Ask, but never demand.
It might sound simple, but it is a lesson that may take a lifetime to truly practice. It is the secret to true love. To truly practice it, you must sincerely feel no expectations from those who you love, and yet an unconditional caring."
Passing thought… Life is not measured by the number of breaths we take; but by the moments that take our breath away…..
Life is beautiful! Let’s Live it unless spoiling.
Bu yazı Mistik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s