Mistik: İki Kurbağa

 
 
Bir grup kurbağa ormanda zıplaya zıplaya geziyorlardı. Derken, o da ne! İkisi derin bir çukura düşmesin mi? Bütün kurbağalar çukurun başına toplandılar. Baktılar; çukur öyle derindi ki, zıplayarak çıkmalarına imkan yoktu. Şimdiden ölmüş sayılırlardı. Üzüldüler.
 
Çukurun başındaki arkadaşlarının yüzlerindeki ifadeyi görünce durumlarının vahametini daha iyi kavrayan iki kurbağa var güçleriyle zıpladılar, zıpladılar… Nafile!
 
Onların bu çırpınışlarına yürekleri dayanmayan arkadaşları hep bir ağızdan bağırmaya başladılar: "çırpınıp durmaktan vaz geçin", "hiç olmazsa huzur içinde ölün", "böyle yaparak bizi daha çok üzüyorsunuz", "n’olur böyle yapmayın, kendinizi paralamayın"…
Nihayet biri gerçekten denemekten vaz geçti, bir köşeye geçti, yeisle gözlerini yere dikti. Öyle üzüldü, öyle üzüldü ki, kâlp krizi geçirip oracıkta ruhunu teslim etti.
 
Diğeri? O ha bire sıçramaya devam ediyordu. Her sıçrayışında çukurun duvarına çarpıp sırt üstü yere düşüyor ama doğrulup geriliyor, "yeter artık, kes şunu, bırak zıplamayı, kendini paralama, çırpınma" diyen bağrışıp duran arkadaşlarına bakıp yeniden, daha bir kuvvetle sıçrıyordu. Sonunda gerilip gerilip öyle bir sıçradı ki arkadaşlarının hayretten patlayan gözleri önünde çukurdan çıkmayı başardı.
 
Arkadaşları sevinçle etrafını sardılar. Her biri hayret ve sevinçle sarılıyor, onu tebrik ediyordu. "Biz senden vaz geçmeni isterken, sen vaz geçmedin ve sonunda başardın. Senden özür diliyoruz" dediler.
Çukurdan çıkmayı başaran kurbağa el işaretleri ile onlara "sağır olduğunu, ne dediklerini anlamadığını, ama hep beraber onu cesaretlendirdikleri için çok teşekkür ettiğini" söyledi.
 
Ders: Bilhassa kötü durumdaki insanlarla öyle konuşun ki söyledikleriniz onları cesaretlendirsin, onlara yaşama sevinci versin.

http://groups.google.com.tr/group/bursaforum

"Two Frogs", Sweetawnis / (Isoner)

A group of frogs were traveling through the woods, and two of them fell into a deep pit. When the other frogs saw how deep the pit was, they told the two frogs that they were as good as dead.
The two frogs ignored the comments and tried to jump up out of the pit with all their might. The other frogs kept telling them to stop, that they were as good as dead. Finally, one of the frogs took heed to what the other frogs were saying and gave up. He fell down and died.
The other frog continued to jump as hard as he could. Once again, the crowd of frogs yelled at him to stop the pain and just die.
He jumped even harder and finally made it out. When he got out, the other frogs said, "Did you not hear us?"
The frog explained to them that he was deaf. He thought they were encouraging him the entire time.
This story teaches two lessons:
1. There is power of life and death in the tongue. An encouraging word to someone who is down can lift them up and help them make it through the day.
2. A destructive word to someone who is down can be what it takes to kill them.
Be careful of what you say. Speak life to those who cross your path. The power of words.
Bu yazı Mistik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s