Mistik: Dökülen Süt

 
 
Çalıştığı sahada önemli buluşları olan bir araştırma görevlisi idi. Kendisiyle mülakat yapan gazeteci "sıradan bir bilimci değil de, böyle buluşlarına buluş katan bir bilim adamı olmasının sırrını" sordu.
Gülerek "ben araştırıcılığa beş yaşında başladım" dedi ve anlattı:
 
Annem mutfakta değildi. Kendim yapabilirim sanıp, buzdolabından süt şişesini almıştım. Ama masaya ulaşamadan şişe elimden kaydı, yere düştü, kapağı fırladı ve şişedeki bütün süt yere döküldü. Mutfak zemini tam bir süt gölüne dönmüştü.
Annem mutfağa gelip de manzarayı görünce bağırmadı, beni cezalandırmadı. Ders de vermedi.
 
"Rasim" dedi, "ne güzel bir süt gölü yapmışsın böyle. Bu kadar büyüğünü hiç görmemiştim."
"Tamam, olan olmuş. Yerleri temizlemeden önce onunla biraz oynamak ister misin?"

Gerçekten de bu süt gölündeki oyunumu hiç unutmam. Çünkü biricikti. Beş on dakika oynadıktan sonra annem yeniden mutfağa geldi ve "eveeet" dedi, "yavrucuğum ne zaman işleri böyle karıştırsak, nihayetinde ortalığı temizleyip toparlamamız gerekir. Şimdi söyle bakalım, neyle temizlemek istersin: süngerle mi, havluyla mı, yoksa paspasla mı?"
 
Ben süngeri seçtim. Sonra yeri beraberce temizledik. İşimiz bitip ortalık yine tertemiz olduktan sonra annem sandalyeye oturdu, beni kucağına aldı ve ellerimi tutup "biliyorsun başarısız bir deney yaşadık. Şimdi bu iki minik el ile süt şişesi nasıl taşınır, onu öğrenelim" dedi, süt şişesini aldı, içini suyla doldurdu, balkona çıktık ve bana onu dökmeden nasıl taşıyabileceğimi gösterdi. Şişenin boğazından, ağzındaki dudak halkasının hemen altından iki elimle kavrayınca -işte- şişeyi düşürmeden taşıyabiliyordum. Ne güzel bir dersti…
 
Annemle yaşadığımız bu olay ve benzerleri, bana daha çocuk yaşta hata yapmaktan korkmamayı, çünkü yaptığımız hataların bile bize yeni birşeyler öğrenebilme fırsatı verdiğini göstermişti.
Meslek hayatımda yaptığım da bundan farklı bir şey değil. Bilgilerimi kullanıp korkmadan deniyorum ve her başarısız deneyden yeni bir şeyler öğrenerek, bunlarla yeniden deniyorum.
 
Aslında hayatımızda da böyle olmalı, değil mi?
"The Split Milk", Ashwini / (Isoner)
This is  a story about a famous research scientist who had made several very important medical breakthroughs. He was being interviewed by a newspaper reporter who asked him why he thought he was able to be so much more creative than the average person. What set him so far apart from others?
He responded that, in his opinion, it all came from an experience with his mother that occurred when he was about two years old. He had been trying to remove a bottle of milk from the refrigerator when he lost his grip on the slippery bottle and it fell, spilling its contents all over the kitchen floor—a veritable sea of milk!
When his mother came into the kitchen, instead of yelling at him, giving him a lecture, or punishing him, she said, "Robert, what a great and wonderful mess you have made! I have rarely seen such a huge puddle of milk. Well, the damage has already been done. Would you like to get down and play in the milk for a few minutes before we clean it up?"
Indeed, he did. After a few minutes, his mother said, "You know, Robert, whenever you make a mess like this, eventually you have to clean it up and restore everything to its proper order. So, how would you like to do that? We could use a sponge, a towel, or a mop. Which do you prefer?" He chose the sponge and together they cleaned up the spilled milk.
His mother then said, "You know, what we have here is a failed experiment in how to effectively carry a big milk bottle with two tiny hands. Let’s go out in the back yard and fill the bottle with water and see if you can discover a way to carry it without dropping it." The little boy learned that if he grasped the bottle at the top near the lip with both hands, he could carry it without dropping it. What a wonderful lesson!
This renowned scientist then remarked that it was at that moment that he knew he didn’t need to be afraid to make mistakes. Instead, he learned that mistakes were just opportunities for learning something new, which is, after all, what scientific experiments are all about. Even if the experiment "doesn’t work," we usually learn something valuable from it.
Bu yazı Mistik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s