Mistik: Nasıl Bir Muhitte Yaşıyorsunuz?

 
 
İlerlemiş yaşına rağmen işine devam ediyordu. Kasabanın tek emlâkçısıydı. Görünen oydu ki işine tek talipli, torunu Hümeyra idi. Hümeyra başka bir işe girmektense vaktini dedesinin dükkânında geçiriyor, hem ona yardım ediyor, hem işi öğreniyordu.
 
Bir gün dükkânın önünde bir araba durdu ve arabadan inen orta yaşlı çift içeri girdi. Biraz sohbetten sonra adam lafı açtı: "Bu kasaba çok şirin, buraya yerleşmek isterdik. Ama bir ev almadan önce insanları nasıldır, onu da öğrenmek isterdik. Ahalisi nasıl buranın?"
 
Emlakçı soruya soruyla karşılık verdi: "Sizin geldiğiniz yerin ahalisi nasıldı?" Adamın hanımı söze girdi: "Felaket! İnsanlar hep birbirini eleştirir, dedikodu yaparlar. Yani neresinden baksanız negatif insanlar. Orada yaşamak tam bir ömür törpüsü."
 
Yaşlı emlakçı gözlüklerinin üzerinden kadını süzdü ve konuştu: "küçük kasabaları bilirsiniz, buranın ahalisi de üç aşağı beş yukarı aynı."
 
Kötü haberi duyan çift kendi kasabalarına çok benzeyen bu kasabaya yerleşmekten vazgeçti ve teşekkür ederek dükkândan ayrıldı.
 
Birkaç gün sonra ilginç bir şekilde dükkana bir yabancı çift daha girdi ve önceki çifte benzer şekilde kasabayı çok beğendiklerini, halkı da iyiyse bu şirin kasabaya yerleşmekten mutlu olacaklarını söylediler. Bu noktada tam Hümeyra söze girip dedesinin bir önceki çifte söylediği yorumu anlatacaktı ki, büyük babası erken davranıp bu çifte de geldikleri yerde insanların nasıl olduğunu sordu.
 
"Harika" diye atıldı adamın eşi, "geldiğimiz kasabada insanlar çok yakındır. Tanısın tanımasın herkes birbirini selamlar, birbirlerine çok nazik davranırlar ve yardım etmeyi severler. İnşallah buradaki insanlar da aynıdır"
 
"Elbette" dedi yaşlı emlakçı torunu Hümeyra’nın şaşkın bakışları arasında, "küçük kasabaları bilirsiniz, buradaki insanlar da aynı."
 
Bu habere çok sevinen çift uygun bir ev çıktığında aranmak üzere telefonlarını bıraktılar, teşekkür ederek dükkândan ayrıldılar.
 
Onlar çıktıktan sonra Hümeyra dedesinin önüne geçti, kollarını kavuşturdu ve muzip bir gülümsemeyle sordu: "anlat bakalım dede; nedir bu yaptığın? Ona öyle, buna böyle söylüyorsun. Bu kasabanın insanları hangisi?"
 
Torununun meraklı gözlerine sıcacık bakarak cevapladı emlâkçı. "İşte sana yeni bir ders güzel torunum benim: nereye gidersen git, çevreni çekilmez veya harika kılan senin kendi iç dünyan ve onun dışarı yansıması olan tavır ve davranışlarındır."
 
http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
 
"Attitude", Sweetawnis / (Isoner)
Once there was an old and very wise man. Every day he would sit outside a gas station in his rocking chair and wait to greet motorists as they passed through his small town. On this day, his granddaughter knelt down at the foot of his chair and slowly passed the time with him. 
As they sat and watched the people come and go, a tall man who surely had to be a tourist — since they knew everyone in the town — began looking around as if he were checking out the area for a place to live.
The stranger walked up and asked,"So what kind of town is this that we’re in?"
The older gentleman slowly turned to the man and replied," Well, what kind of town are you from?" 
The tourist said,"In the town I’m from everyone is very critical of each other. The neighbours all gossip about everyone, and it’s a real negative place to live. I’m sure glad to be leaving. It is not a very cheerful place. "
The man in the chair looked at the stranger and said," You know, that’s just how this town is."
An hour or so later a family that was also passing through stopped for gas. The car slowly turned in and rolled to a stop in front of where the older gentleman and his granddaughter were sitting. The mother jumped out with two small children and asked where the restrooms were. The man in the chair pointed to a small, bent-up sign that was barely hanging by one nail on the side of the door.
The father stepped out of the car and also asked the man,"Is this town a pretty good place to live?"
The man in the chair replied," What about the town you are from? How is it?"
The father looked at him and said,"Well, in the town I’m from everyone is very close and always willing to lend their neighbour a helping hand. There’s always a hello and thank you everywhere you go. I really hate to leave. I feel almost like we are leaving family. "
The older gentlemen turned to the father and gave him a warm smile. "You know, that’s a lot like this small town."
Then the family returned to the car, said their thank yous, waved goodbye and drove away.
After the family was in the distance, the granddaughter looked up at her grandfather and asked,"Grandpa, how come when the first man came into our town you told him it was a terrible place to live and when the family came in to town you told them it was a wonderful place to live? "
The grandfather lovingly looked down at this granddaughter’s wondering blue eyes and said,"No matter where you move, you take your own attitude with you and that’s what makes it terrible or wonderful. "
( It’s your attitude, not your aptitude that determines your altitude. Happiness is not something you find, it’s something you create. )
Bu yazı Mistik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s