Mistik: Araba Atı ve Eşek

 
 
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, pireler tellal iken, develer berber iken çiftliklerden bir çiftlikte iki araba atı varmış. Yıllardır aynı arabayı çeken bu iki at hiç geçinemezler, devamlı tartışır dururlarmış. Araba atlarının tartışması ne olabilir? Hızlı gidiyorsun-yavaş gidiyorsun, sağa çekiyorsun-sola çekiyorsun…
Derken, bir gün atlardan birinin ömrü tamam olmuş, diğer at yapayalnız kalakalmış.
Yalnız kalınca aklı da başına gelmiş: eski ortağını arar olmuş. Bütün yükün sırtına kalması bir tarafa, arkadaşsız kalması bir yana. Bir yandan tek başına arabayı çekerken bir yandan da "ne alemi vardı, güzel güzel arkadaşlık yapacağım yerde, gereksiz didişmelere bulaşmanın, fena hislerle boğulmanın, kırmanın, kırılmanın?" diye hayıflanmış durmuş.
 
Gün geçmiş, devran dönmüş. Sahibi bizim atın yanına yeni bir at daha almış. Almış da, atımız bu sefer yeni atla didişmeye başlamış: hızlı gidiyorsun-yavaş gidiyorsun, sağa çekiyorsun-sola çekiyorsun… tıpkı eski günlerdeki gibi… tıpkı eski arkadaşı gibi…
Neyse ki bunu fark etmesi uzun sürmemiş. Fark eder etmez de, ahırın en bilgesi eşeğin yanında soluğu almış.
Eşek, atın hikâyesini sonuna kadar sessizce dinlemiş. Sonra konuşmuş: "hatanı fark etmen de bir erdemdir. Senin derdinin bir çaresi var. Var ama sen uygulayabilir misin, onu bilmem."
"Amman" demiş bizim at, "varsa söyle, vallahi uygulayacağım, billahi uygulayacağım. Çünkü kendimden utanır oldum, kendi yüzüme bakamıyorum."
"Peki" diye devam etmiş eşek, "Uygulayabilirsen hem mutlu olur, hem de mutlu edersin."
 
Şunu düşün:
Bundan seneler, seneler sonra ölmüş olacaksın.
Bundan seneler, seneler sonra o arkadaşın da ölmüş olacak.
Bundan seneler, seneler sonra sen ve şu çevrende gördüğün hiç  kimse artık hayatta olmayacak. Bizim yerimize yepyeni, bambaşka bir nesil hayat sürüyor olacak. Onlar da ölecekler, yerlerine yeni bir nesil gelecek.
Bunu her gün hatırlayabilirsen, önceden içinde büyüttüğün olumsuzlukların -aslında- nasıl da incir çekirdeğini doldurmadığını fark edeceksin ve içindeki sevgi açığa çıkmaya fırsat bulacak."
 
http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
 
The Cart Horse & Donkey, Sweet Awni
 
Once upon a time there were two cart-horses. They worked together for many years, pulling the cart of a peasant. Over the years, they often argued with each other, complaining that the other was not keeping to its side, or was going just a little too quickly or just a little too slow.
One day, one of the two horses suddenly died.
The remaining horse was very upset about this.
It realized that in all the time that they had worked together, it had not once told the other horse how much it valued its company and its faithful help in pulling the cart. Now the chance was gone forever.
The horse also reflected on all the squabbles they had had. It suddenly understood that it need not have taken offence as easily as it had done, that it need not have borne as many grudges, that it could have been less arrogant, in short, it realized that it had wasted all the energy that had been available for friendship and kindness on unworthy and unnecessary thoughts and emotions.
The horse was ashamed and resolved to lead a different life in future. Whoever its new partner was going to be, things were going to be different.
But time passed, and the horse forgot. One day, it caught itself in exactly the same kind of behavior that it had sworn never to engage in again.
The horse could not understand why it had returned to its old ways.
That evening, in the stable, the horse decided to seek out the peasant’s donkey, which had a reputation for wisdom among the animals.
The donkey listened to the horse’s story. Eventually, it replied. "It is good that you have noticed what has happened. If you truly want to change, this is possible; but it will, for a long time, cost you your peace of mind. Are you prepared to accept this?"
The horse replied that it definitely did not want to return to its old ways. Anything was better than that.
So the donkey continued, "There is one very simple, and at the same time very hard thing that you have to do. Remember every day that one day, perhaps today, perhaps many years from now, you will die.
Remember every day that the horse next to you will die.
Remember every day that every other creature you will see, will one day die.
Remember that all animals alive today are part of a wave, which will soon break and be lost on the beach forever, to be followed by a new wave, and another, and another.
No wave is permanent. The only thing that is permanent is the ocean."
There were tears in the horse’s eyes.
The donkey continued, "Only if you remember death will you become strong-willed and alert enough not to postpone love. This is my advice to you, and in following it, perhaps one day you may come to know that which is deathless."
 
Bu yazı Mistik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s