Mistik: İnci Kolye

 
 
Ceyda boncuk gözlü, elma yanaklı, şakrak sesli 5 yaşında bir çocuktu.
Bir gün annesiyle pazara gittiğinde 2.5 liralık plastik bir inci kolye gördü. Aman Allah’ım! O ne güzel bir kolyeydi öyle… "Bunu alabilir miyiz anne?" diye sordu. "Hmm, gerçekten güzel bir kolye. Ama oldukça da pahalı. Bak sana ne diyeceğim: bu kolyeyi sana alacağım, eve gidince de onu ödemek için ne işler yapabileceğinin bir listesini çıkaracağız. Ha, bir de babaannenin sana bayramda verdiği 1 lirayı da üzerine katarız. Tamam?"
 
Ceyda kabul etti. Annesi kolyeyi aldı, bir hafta boyunca Ceyda görevlerini muntazaman yerine getirdi, üzerine de babaannesinin verdiği 1 lirayı kattı ve kolyenin parasını ödedi.
Kolyeyi öyle seviyordu ki; evde, anaokulunda, annesiyle alışverişe çıktığında, hattâ uyurken bile üzerinden hiç çıkarmıyordu. Sadece banyoda çıkarıyordu onları. Annesi banyoda çıkarmazsa boynunu yeşile boyayacağını söylemişti.
 
Ceyda’nın bir de, onu çok seven bir babası vardı. Her gece uyumadan önce yatağının yanına bir sandalye çeker ve ona masal okurdu. Bir gece masal bittikten sonra kitabı kapattı ve sordu: "Ceyda, beni seviyor musun?" "Evet babacığım, seni seviyorum" diye cevapladı Ceyda.
"Bana inci kolyeni verir misin?"
"İnci kolyemi mi? Haayııır! Onun yerine sana, bana doğum günümde aldığın pofuduğumu vereyim babacım. Bir de kahvaltı takımımı…"
"Tamam canım." dedi babası ve yanağına bir öpücük kondurdu: "iyi uykular meleğim."
Bir hafta sonra masaldan sonra babası tekrar sordu: "Beni seviyor musun Ceyda?" "Evet babacığım, seni seviyorum" dedi yine Ceyda.
"Tamam, o zaman bana inci kolyeni ver."
"Oo, babacığım inci kolyem olmaz. Ama sana tavşan terliklerimi, doğum günümde aldığın atımı vereyim. Öyle yumuşacık tüyleri var ki: oynamaya doyamazsın. Ben onu çok seviyorum. Sen de seversin."
"Yo, onları istemem. Peki bir tanem" deyip yanağına bir öpücük kondurdu yine babası: "iyi uykular meleğim, tatlı rüyalar."
 
Birkaç gece sonra babası Ceyda’ya masal okumak için odasına girdiğinde Ceyda yatmamış, yatağında oturuyordu. Dudakları titriyordu. "Buyur babacığım" diyerek elini uzattı. Avucunda sevgili plastik inci kolyesi vardı. Babasının avucuna bıraktı.
 
Babası bir eliyle onu alırken diğer elini cebine götürdü ve mor kadife kaplı bir kutu çıkarıp kızına uzattı.
Kutunun içinde çok zarif, çok güzel, gerçek incilerden bir kolye vardı.
En başından beri onu cebinde taşıyordu. Küçük kızının ucuz ve sahte olan kolyeden vazgeçeceği, ona gerçeğini verebileceği günü bekliyordu.
 
 
İşte böyle. Rabbimiz de ucuz ve sahte olan şeylerden vazgeçeceğimiz, bize gerçek hazineleri verebileceği günü bekliyor.

Sizin de vazgeçemediğiniz sahte plastik kolyeleriniz var mı? Gereksiz, hoş olmayan, zararlı davranışlarınız, eylemleriniz, alışkanlıklarınız?

Yaradan’ın diğer elinde ne var görmek istemez misiniz?

Allah cc, O’nun için vazgeçtiğinize karşılık, yerine çok daha iyisini vermeyecek mi sanıyorsunuz?
 
http://groups.google.com.tr/group/bursaforum
 
"pearls", kunwari kanya
Jenny was a bright-eyed, pretty five-year-old girl.
One day when she and her mother were checking out at the grocery store, Jenny saw a plastic pearl necklace priced at $2.50. How she wanted that necklace and when she asked her mother if she would buy it for her, her mother said, "Well, it is a pretty necklace, but it costs an awful lot of money. I’ll tell you what. I’ll buy you the necklace, and when we get home we can make up a list of chores that you can do to pay for the necklace. And don’t forget that for your birthday Grandma just might give you a whole dollar bill, too. Okay?"
Jenny agreed, and her mother bought the pearl necklace for her. Jenny worked on her chores very hard every day, and sure enough, her Grandma gave her a brand new dollar bill for her birthday. Soon Jenny had paid off the pearls.
How Jenny loved those pearls. She wore them everywhere to kindergarten, bed, and when she went out with her mother to run errands. The only time she didn’t wear them was in the shower – her mother had told her that they would turn her neck green. Now Jenny had a very loving daddy. When Jenny went to bed, he would get up from his favorite chair every night and read Jenny her favorite story. One night when he finished the story, he said, "Jenny, do you love me?"
"Oh yes, Daddy, you know I love you," the little girl said.
"Well, then, give me your pearls."
"Oh! Daddy, not my pearls!" Jenny said. "But you can have Rosie, my favorite doll. Remember her? You gave her to me last year for my birthday. And you can have her tea party outfit, too. Okay?"
"Oh no, darling, that’s okay." Her father brushed her cheek with a kiss. "Good night, little one."
A week later, her father once again asked Jenny after her story, "Do you love me?"
"Oh yes, Daddy, you know I love you."
"Well, then, give me your pearls."
"Oh, Daddy, not my pearls! But you can have Ribbons, my toy horse. Do you remember her? She’s my favorite. Her hair is so soft, and you can play with it and braid it and everything. You can have Ribbons if you want her, Daddy," the little girl said to her father.
"No, that’s okay," her father said and brushed her cheek again with a kiss. "God bless you, little one. Sweet dreams."
Several days later, when Jenny’s father came in to read her a story, Jenny was sitting on her bed and her lip was trembling. "Here, Daddy," she said, and held out her hand. She opened it and her beloved pearl necklace was inside. She let it slip into her father’s hand. With one hand her father held the plastic pearls and with the other he pulled out of his pocket a blue velvet box.
Inside of the box were real, genuine, beautiful pearls.
He had them all along. He was waiting for Jenny to give up the cheap stuff so he could give her the real thing. So it is with our Heavenly Father. He is waiting for us to give up the cheap things in our lives so that he can give us beautiful treasure. Isn’t God good?
Are you holding onto things which God wants you to let go of?
Are you holding onto harmful or unnecessary partners, relationships, habits and activities which you have become so attached to that it seems impossible to let go?
Sometimes it is so hard to see what is in the other hand but do believe this one thing…
God will never take away something without giving you something better in its place.
 
 
Bu yazı Mistik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s