Çocukları Tembel, Sorumsuz ve Haylaz Yapmanın Yolları

 
 
● Okuyarak zengin olunmayacağını söyleyin. Çevrenizden örnekler göstererek çocukları kısa yoldan zengin olmaya özendirin.
 
● Okulda verilen bilgilerin hayatta hiçbir işe yaramadığını söyleyerek onları okuldan soğutun.
 
● İşportacıların bile öğretmenlerden fazla kazandığını söyleyerek çocukların öğretmenlerine karşı olan saygılarını baltalayın.
 
Hikâye
 
Bugüne kadar Bektaş usta kadar tembel ve gamsız bir adama rastladığımı hatırlamıyorum. Ayakkabı tamircisi olan bu adama ayakkabı getiren bir müşteri haftalarca beklemek zorunda kalırdı.
Müşteriler üstüste geldiği zaman işlerinin açıldığına sevineceği yerde yüzünü ekşitir, "Allah’ım, bir gün olsun rahat yüzü görmeyecek miyim? Ömrüm hep çalışmakla mı geçecek?" diye yakınırdı.
Zamanın çoğunu yaşlı emeklilerle çene çalarak geçirir, ayakkabı tamir ederek zengin olunamayacağını söylerdi. Bütün ümidini piyango biletine bağlamıştı. Her seferinde bir milli piyango bileti alır, zengin olduğu takdirde neler yapacağını planlardı. Hafta sonlarını ve bayram günlerini çok sever, sabahları geç saatlere kadar yataktan çıkmazdı. Onun kadar uykuyu seven bir adam daha gösterilemezdi.
 
Bektaş ustanın üç oğlu vardı. Çocukları da babalarına çekmişti; sabahları yataktan kalkmak istemezlerdi. Anneleri onları kaldırabilmek, kahvaltılarını yaptırmak için sert davranmak zorunda kalırdı. Okula nazlana nazlana giderler, çoğu zaman kitaplarını veya defterlerini evde unuturlardı. Evde ders çalıştıklarını, kitap yüzü açtıklarını gören olmazdı. Çünkü okuyarak zengin olunamayacağını babalarından öğrenmişlerdi. Tembellikler bir tarafa, çok da yaramazdılar. Mahallede bir mahallenin camı kırılsa önce Bektaş ustanın kapısına gelirler, "Mutlaka senin haylazlar yapmışlardır" derlerdi.
 
Çocuklar yarı aç yarı tok büyüdüler, koca delikanlılar oldular. Ne okumuşlar, ne de bir meslek edinmişlerdi. Babaları öldükten sonra tam bir sefaletin içine düştüler. Çalışmaya alışık olmadıkları için hiçbir işte sebat edemediler. Her gittikleri yerden kovuldular. Ekmek parası bulabilmek için sonunda ufak tefek kanun dışı işlere bile bulaştılar.
 
Ama en azından bir işe yaradılar; babalar, anneler çocuklarına Bektaş ustanın çocuklarını göstererek şöyle diyorlardı: "İşte tembellerin sonu budur."

 
 
Crab Book, C.G.Salzman
 
 
Bu yazı Mistik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s