“İçmezden Evvel Soyunun”

 
 
Google Gruplara düşen bir fotoğrafta, Azerbaycan’da üretilen bir içkinin üzerindeki etikette yer alan "içmezden evvel soyunun" ibaresi haklı olarak insanları gülümsetti. Fotoğraftaki "içmezden evvel soyunun" ibaresi beni de aldı, ta çocukluğuma, çocukluğumuzdaki komşumuz "Tarzan Mehmet abi" ‘ye götürdü.
 
Tarzan Mehmet abi, trenle nakledilirken düşen kömürleri tren yolu boyunca toplar, at arabasına doldurur, onları satarak eşini ve üç kızını geçindirirdi.
Annem, sokağımızın diğer teyzeleri gibi Tarzan Mehmet abinin hanımıyla komşu, abim büyük kızıyla birbirine platonik âşık, ben de -sokağımızın diğer çocuklarıyla beraber- küçük kızı ile arkadaştım.
 
Tarzan Mehmet abi toplama kömürden kazandığı üç beş kuruşun yarısını da içkiye yatırır, evin geçimini hanımı ve büyük kızı konu komşuya dantel örerek sağlarlardı. E! Meret, şişede durduğu gibi durmuyor tabi. Hele ki tüy siklet Tarzan Mehmet abiyi galiba cin gibi çarpıyordu ki, içip de eve ulaşmayı başarabildiğinde, hava kış, zemheri soğuk olsa da soyunur, duvarsız bahçesinde parandeler, taklalar atar, mahallenin çocuklarını güldürür, ailesini utandırırdı. Daha çok utanmasınlar diye annelerimiz "gelin bakayım kör olmıyasıcalar" diye seslenerek bizi eve çağırır, ama biz bu muhteşem parodiyi kaçırmak istemez, pencereden gizlice seyreder, çok eğlenirdik.
 
Daha sonra komşularımızı, arkadaşlarımızı, hatıralarımızı gönlümüze nakşedip ayrıldık o şehirden. Yıllar sonra bir vesileyle şehire yolum düştüğünde, sokağımızı da ziyaret ettim. Hayrete mucip bir şekilde sokak 25 yıl sonra bile hiç değişmemişti. Sadece Tarzan Mehmet abilerin evinde ve bizim oturduğumuz evde başka aileler oturuyordu.
 
Birgün bir ev inşaatının yanındaki içi su dolu varile bakayım derken beni içine itip evine kaçan, bunu gören abimin de 20 metre mesafeden attığı küçük bir taşla onu başından yaraladığı çok sevgili arkadaşımızın annesinden aldım haberi: Tarzan Mehmet abinin büyük ve küçük kızları kötü yola düşmüş, hanımı ortanca kızını alıp şehirden ayrılmış. Tarzan Mehmet abi de Hak’kın rahmetine kavuşmuş.
 
O bahçe hâlâ eskisi gibi çimlerle kaplıydı ve onu orada yine parandeler, taklalar atarken hayal edebilmek hiç de zor olmamıştı.
Ama bu defa gülememiştim.
 
Azerice’de soyunmak ne anlama geliyor bilmem; ama bence de insanlar içtikten sonra soyunacaklarına, içmeye karar vermeden önce soyunmuş, parandeler atıyor, ailesi de darmadağın olmuş hallerini şöyle bir hayal etmeliler.
 
 
is
 
 
Bu yazı Mistik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s