Mistik: Gümüşçü

 
 
Gümüşçüler çarşısından geçiyordu. Çoktandır merak eder dururdu; babasından kalma, ona da babasından kalmış o canım sanat eseri yüzüğün nasıl yapıldığını. Kanuni emeklilik yaşı çoktan geçtiği besbelli bir amcanın atölyesine girdi, maruzatını anlattı. Gümüşçü kalın çerçeveli gözlüklerinin üzerinden oradaki bir tabureyi işaret etti ve yanına oturup izleyebileceğini söyledi.
Adam pür dikkat gümüşçüyü izlerken, o maşasının ucuyla bir parça gümüş aldı, onu önündeki ateşin ortasına tuttu ve açıkladı:
– Gümüşü rafine edebilmek için evladım, onu ateşin tam ortasına, alevlerin en sıcak olduğu yere tutup içindeki yabancı maddeleri yakman gerekir.
– Gümüş yabancı maddelerden temizlenene kadar onu öyle tutmak zorunda mısınız?
– Evet. Hem sadece tutmak değil, gözümü de ondan ayırmamalıyım. Ateşte durması gerekenden bir dakika bile fazla kalırsa bu sefer de harap olur.
Biraz düşündükten sonra sordu:
– Peki gümüşün tam olarak arındığını nasıl anlıyorsunuz?
Gümüşçü gözünü gümüşten ayırmadan gülümsedi.
– Kolay. Onda kendimi gördüğümde artık arınmıştır.
Ve duyulur duyulmaz bir mırıltıyla devam etti:
– Gümüş insan, ateş dünyanın sıkıntılarıdır. Allah’ın gözü üzerimizdedir. Ve bizde Kendini görene kadar izlemeye devam edecektir.
 
Sweet Poison’dan uyarlama
One of the women offered to find out the process of refining silver and get back to the group at their next Bible Study.
That week, the woman called a silversmith and made an appointment to watch him at work. She didn’t mention anything about the reason for her interest beyond her curiosity about the process of refining silver.     
As she watched the silversmith, he held a piece of silver over the fire and let it heat up. He explained that in refining silver, one needed to hold the silver in the middle of the fire where the flames were hottest as to burn away all the impurities. 
The woman thought about God holding us in such a hot spot; then she thought again about the verse that says: "He sits as a refiner and purifier of silver." She asked the silversmith if it was true that he had to sit there in front of the fire the whole time the silver was being refined.  
The man answered that yes, he not only had to sit there holding the silver, but he had to keep his eyes on the silver the entire time it was in the fire. If the silver was left a moment too long in the flames, it would be destroyed.
The woman was silent for a moment. Then she asked the silversmith, "How do you know when the silver is fully refined?"
He smiled at her and answered, "Oh, that’s easy — when I see my image in it" 
If today you are feeling the heat of the fire, remember that God has his eye on you and will keep watching you until He sees His image in you.
Bu yazı Mistik içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s